İşe İade Davası

İşe İade Davası

İşe iade davası, işverence haksız bir şekilde işten çıkarılan işçinin tekrar işe alınabilmesi için açabileceği bir dava türüdür.

İşe İade Davasının Şartları

İşe iade davası açabilmek için öncelikle arabululuk başvurusu yapılması gerekmektedir.

İşçi, işveren tarafından işten çıkarılmış olsa, yalnızca aşağıdaki şartların bir arada bulunması halinde işe iade davası açabilmektedir:

  • Belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışıyor olması 
  • İşyerindeki kıdeminin en az 6 ay olması
  • İşyerinde en az 30 işçinin çalışıyor olması
  • İşe iade davanın 1 aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olması

İşçi, Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi İle Çalışmış İse İşe İade Davası Açabilir

İşe iade davası açabilmek için, işçinin iş sözleşmesi belirsiz süreli, yani bir süre belirtilmeden yapılmış bir iş sözleşmesi olmalıdır. Süre belirtilen iş sözleşmesi ile çalışmış olan işçi, işe iade davası açamaz. Ancak Yargıtay, işçinin işe iade davası açamaması için işverence kasıtlı olarak 1’er yıllık dönemlerle yenilenen sözleşmeleri de belirsiz süreli kabul edip işe iade talebini kabul etmiştir. Bu nedenle, her somut olay ayrı yorumlanmalıdır.

İşçi En Az 6 Aylık Kıdemi Var İse İşe İade Talep Edebilir.

İşe iade davası açabilmek için, işçinin iş güvencesi kapsamında olması, en az 6 aydır aynı işyerinde çalışıyor olması gerekmektedir. Aksi halde dava açma hakkı bulunmamaktadır.

İşyerinde En Az 30 İşçinin Çalışıyor Olması

30’dan az çalışanı olan işyerine karşı işe iade davası açma hakkı kanun tarafından tanınmamaktadır. Ancak çalışan sayısının hesabında sadece dava açacak olan işçinin çalıştığı işyeri değil, işverenin aynı işkolundaki diğer işyerlerindeki işçiler de hesaba katılmalıdır.

İşe İade Davasının Fesih Tarihinden İtibaren 1 Aylık Hak Düşürücü Süre İçerisinde Açılmış Olması

1 aylık süre, fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren hesaplanmalı ve gün değil, ay hesabı yapılmalıdır.

İşveren Vekili Olan İşçi İşe İade Davası Açamaz

İşveren vekili olma kavramından, işletmenin bütününü sevk ve idare yetkisi olması ve işten çıkarma ya da işe alma yetkisi olması anlaşılmalıdır. Bu yetkilere sahip işçi, işveren vekili sayılacağından işe iade davası açma hakkı bulunmamaktadır.

işe iade davası açabilmek için İşverenin feshinin geçerli bir nedene dayanmıyor olması

İşveren, iş sözleşmesini feshederken, işçi ile çalışmasının artık beklenemeyeceği geçerli bir neden belirtmelidir. Bu geçerli neden, 4857 sayılı İş Kanunu’nda belirtilen sebeplere dayanıyor olmalıdır. Feshin geçerli sebebe dayanmıyor olmasının ispatı davanın seyri açısından önem taşımaktadır.

İşe iade davası, işçilik alacaklarından bağımsız olarak açılan bir davadır. Bir diğer anlatımla, kıdem, ihbar, izin ücreti, fazla mesai alacağı davaları işe iade davasından ayrı olarak açılır. İşe iade davası açma hakkı olmasa da işçi şartları mevcut ise, işçilik alacaklarına ilişkin dava açabilir.

FESHİN SON ÇARE OLMASI İLKESİ

Mahkemece yapılacak olan değerlendirmede, işverenin işçiyi işten çıkarmasının son çare olup olmadığı araştırılacaktır. Feshin son çare olması ilkesi, işverenin işçiyi başka bir pozisyonda istihdam olanağının bulunup bulunmaması odağında değerlendirilir.

1 Comment

One thought on “İşe İade Davası
  1. […] İşe iade davasında arabuluculuk dava şartı olup, arabuluculuk başvurusunun dava açılmadan önce yapılması gerekmektedir. Aksi halde dava usulden reddedilir. […]

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *