0

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası çok sık karşılaşılan bir miras hukuku davası olup, miras hukuku avukatı ile takibi önem taşımaktadır.

Muris Muvazaası, miras bırakan ile mirasçı ya da mirasçıların, mirastan mal kaçırmak için yaptığı ve asıl iradelerini yansıtmayan işlemler olarak ifade edilebilir.

Bu işlemler uygulamada aslında bağışlama olmasına rağmen tapuda satış gösterilen gayrimenkuller ya da ölünceye kadar bakma sözleşmeleri olarak kendini göstermektedir.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davasını Kimler Açabilir?

Mirası reddeden, mirasbırakan tarafından mirasçılıktan çıkarılan ya da miras hakkından feragat eden mirasçılar hariç tüm mirasçılar, bu davayı açma hakkına sahiptir.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası Kimlere Karşı Açabilir?

Dava, taşınmazı mirasbırakandan devralan kişiye karşı açılacaktır. Bu kişi ölmüş ise, dava yasal mirasçılarına yöneltilecektir.

Dava açma süresi ve yetkili mahkeme

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası, miras bırakanın ölümünden sonra, herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmaksızın, gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılabilmektedir.

DAVA ESNASINDA ARAŞTIRILACAK HUSUSLAR

Mahkemece esas incelenecek olan husus, mirasbırakan ve davalı olarak gösterilen mirasçının gerçekleştirdiği işlemde aldatma, mal kaçırma kastı olup olmadığıdır. Bir diğer ifade ile açılan davada hakim tarafından, taşınmaz tapu kaydında görünen işlem ve sebebinin tarafların gerçek iradesini yansıtıp yansıtmadığı araştırılacaktır. Tüm bunlar araştırılırken, taşınmazı devralanın ekonomik durumu, tapuda gösterilen satış değeri ile satış günündeki rayiç değer arasındaki fark ve işlemin yapıldığı yerin gelenek görenekleri gibi birçok nokta araştırılacaktır.

Yukarıda belirtilen araştırma konuları çerçevesinde, miras muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasında miras hukuku avukatı, somut olayın özelliklerine göre savunma yapmalıdır. Örneğin; ülkemizin bazı kesimlerinde kız çocuklarından mal kaçırma yaygın iken, böyle bir eğilimin olmadığı yerde açılan davada salt bu iddiaya dayanmak yeterli olmayacaktır.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 01.04.1974 günlü ve ½ sayılı İnançları Birleştirme Kararı

Muris Muvazaasının Unsurları :
YG HGK 16.06.2010 ta. 2010/1-295 E, 2010/333 K. sayılı kararında, muris muvazaasının diğer nisbi muvazaalar gibi 4 unsurdan oluştuğu şu şekilde ifade edilmiştir.

1- Görünüşteki sözleşme : Miras bırakanın, mirasçısından mal kaçırma, onların bu yönde yapacakları itirazları, açacakları davaları önlemek, başka bir anlatımla onları aldatmak için karşı taraf ile anlaşarak gerçek iradesine uygun düşmeyecek ve hiçbir hüküm ve sonuç doğurmayacak biçimde düzenlediği sözleşmeye görünüşteki sözleşme denir.

2- Üçüncü şahısları (mirasçıları) aldatmak amacı : Muris muvazaasında aldatmak isteyen, (muvazaalı işlem yapan) miras bırakan, aldatılmak istenen ise mirasçıdır. Oysa muris muvazaası dışında kalan mutlak ve nispi muvazaalarda aldatılmak istenen 3. kişinin mirasçı olması şart değildir. Miras bırakan sağlığında, mallarını mirasçılar arasında makul ölçüler içerisinde, dengeli bir biçimde paylaştırmışsa, artık mirasçıdan mal kaçırmak, onları aldatmak kastı ve iradesi bulunmadığından, muris muvazaasından söz edilemez. Miras bırakan sadece mirasçılarından birine veya bir kaçına pay vermişse veya paylaştırmada makul ve hoşgörü sınırlarını aşan bir dengesizlik bulunuyorsa, paylaştırma değil, mirasçıdan mal kaçırma amacı üstün tutulmuş sayılacağından aldatma unsuru teşekkül eder.

3- Tarafların beyanları ile iradeleri arasında isteyerek meydana getirdikleri uyumsuzluğu açıklayan muvazaa anlaşması : Bu anlaşma, miras bırakan ile karşı taraf arasında görünüşte yapılan sözleşmenin niteliğini değiştiren sözleşme olup hiçbir şekil koşuluna bağlı değildir. Yazılı yapıldığı gibi, çok kez de sözlü yapılabilmektedir. Uygulamada muvazaa anlaşmasının çok zaman gizli sözleşme ile bir arada, hatta onunla iç içe yapıldığı görülmektedir. Gerek taraf gerekse muris muvazaasında, muvazaa anlaşmasının varlığı muvazaanın oluşması için şarttır.

4- Gizli sözleşme : Muris muvazaasının son unsuru, tüm nispi muvazaalarda olduğu gibi gizli sözleşmedir. Miras bırakan malını bağış yoluyla devretmek istemekte, ne var ki bu sözleşmeyi gerçek iradesine uygun olmayan satış sözleşmesinin arkasına gizlemektedir.
Yukarıda yer alan unsurların içindeki “görünüşteki sözleşme” ve “gizli sözleşme” dışındaki “muvazaa anlaşmasını” 3. sözleşme olarak niteleyen görüşler de bulunmaktadır.”

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *